11 Nisan 2008 Cuma

defakto*

3 nedir?

a. üçtür
b. dört
c. garo mafyan
d. -->


*berkun oya
(olsa ya yine)

10 Nisan 2008 Perşembe

m.-.i

özledim...

gerçekten...

siyah

" 'dört' kim?" diye sordu bugün biri,
" 'altı' ve 'yedi'yi tanıyorum, 'sekizi' de belki hayal-meyal... ama 'dört'ü ben de çözemedim henüz" dedim..
'inanmış'ı oynadı ve gitti...
daha birkaç gün uğramaz...

beyaz

kimseyi değiştirmeye niyetim yok benim,
bir başkası için değişmeye de zira...

belki bir "başka"ya niyetim yok asıl...
bilmem...

ama "niyet" harika bir kelime;
nar gibi, içinde bi dolu lakırdıyla...

biraz daha sarı

ne düşünüyordum yine kimbilir ki, çenemden boynuma kaydı elim.
parmaklarım şah damarımı farkedince durdum,
kalbimin atışını dinledim bir müddet,
peki, belki biraz daha fazla...
anladım ki, unutmuşum onu orada...
özür dilemek istedim,
yüz bulamadım...

faydası da olmazdı zaten...

8 Nisan 2008 Salı

önceki gece

yine bileğimi burktum...
aynı yerinden...
yine...

3 Nisan 2008 Perşembe

quedate luna

bi verandada uturuyorum,
hafif bi hırka omuzlarımdaki...
bir suya dönük yüzüm,
bitmez-soğumaz bir kahve elimdeki, azıcık acıbadem likörüyle...
huzurluymuşum gibi uzatmışım ayaklarımı,
ve üşürmüş gibi kapatmışım omuzlarımı,
kara kara hiçbir şey düşünüyorum...
bir özlemek hissi içimdeki,
ama bu anı küstürmemek için ses çıkarmıyorum...
hiçbir şeyin arasına hiç kimseyi saklayıp, bir yudum daha alıyorum olmayan kahvemden ve benim olmamış hülyalara dalıyorum bu olmayan verandada...
beklerim...

31 Mart 2008 Pazartesi

gümüş

söyleyecek o kadar çok şeyim var ki!
bu yüzden, susmam en iyisi sanırım...

ve dinle sen beni...

ama şimdi yorgunum,
bir yastık ver,
önce uyumam gerek...

25 Mart 2008 Salı

...

sabah oldu,
çıkıp sahilde yürüdüm biraz...
çok sonra acıktım...
hepimiz acıktık...
birileri bişeyler dedi bu sırada, kimileri sustu...
biz durdu sandık ama devam etti yaşam,
biyerlerde bi doğum oldu ve başka biyerde birileri daha öldü muhakkak...
bunu bilmek yetmedi ama kurcalamadım fazla...
yorgundum,
döner dönmez uyumuşum...
...
korktuğum kadar varmış;
uyandım ve yetmedi kelimeler(im),
ama,
huzurun avutuyor şu an için...

18 Mart 2008 Salı

korkuyorum anne


.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
. .
yanağım avucumu doldursun,
sesi kulaklarımı...
bi esinti olsun bir de,
minicik havalansın saçlarım...

böyle yarılamış olalım mayısı...