1 Şubat 2020 Cumartesi
caol ila
bugün yürüyordum öyle, sakin bir moda turuydu.. köşkün sokağında biri omzuma dokundu, dönüp genç kadının yüzüne baktım.. soğuktan kızaran burnunu, koyu kaşlarını, ince dudaklarını inceledim.. "merhaba, sahildeki barda çalışıyorum , geçen hafta sonu çok ağlamıştınız hani.." dedi. ağlamadığım bir hafta sonu hatırlamaya çalıştım.. "daha iyi misiniz? her şey yolunda mı?" diye sordu. gülümsedim. sen olsan ne yapardın? eminim sen de gülümserdin."hayır." demek istedim, "hayatım hala berbat ama param olmadığı için artık evde ağlıyorum.." ama onun yerine; "evet." dedim, "şimdi daha iyiyim, teşekkürler.."
"sevindim" dedi, "içime işlemişti göz yaşlarınız, arkadaşınız da çok çaresiz görünüyordu."
sana anlatmak istiyorum bunu. telefonu açıp, "merhaba, begüm ben hatırladın mı?" diye sitem etmek, sonra da bugün olan, bu şeyi sana anlatmak istiyorum.
ama anlatamıyorum..
sonra, seni özledim demek istiyorum, seni çok özledim.
ama bitti, yokuz artık.
nasıl olacak?
kim sana seni ne kadar sevdiğimi söyleyecek?
kimse.
çok seviyorum oysa..
ne kötü.
umurunda mı, onu bilsem bile yeter aslında..
bu daha kötü.
5 Ocak 2020 Pazar
falcon
yüzmeye devam etmeden önce suyun neresinde olduğuma bakmam gerekti, etrafımda çember çizmeye başlamıştım, üstelik kıyıya dramatik biçimde yakın.. şimdi tükenen nefesimi düzene sokmak, yorulan kollarımı dinlendirmek için sırt üstü yatıyorum. yüzüm güneşe dönük, suyun altındaki sesleri dinliyorum..
yeni yaşıma bu noktada gireceğim. öncesinden şüpheliyim, sonrasını ise hiç bilmiyorum, son umut kırıntılarımla kurduğum bütün hayallerim tek seferde yıkıldı zira..
mecburdum buna, defalarca kırılan kalbimi, un ufak edilmiş özgüvenimi, darmadağın olmuş duygularımı, artık kontrol edemediğim sinirlerimi, kuruyan gözyaşlarımı, yanan midemi, hiç kesilmeyen migrenimi ve özlemekten ağrıyan omuzlarımı onarmak için. tatil değil yoksa..
böyle. evdeyiz nikka'yla, film izliyoruz, kitap okuyoruz, duruyoruz biz. tek ihtiyacımız manikür..
27 Ekim 2019 Pazar
not:
en mutlu anlarımızı baş başa bi odadayken geçirdik. bu yüzden biliyorum ki, bi göz oda yeterdi bize. açık penceresinden deniz kokusu gelen, serin ve aydınlık bi oda..
canımız yandı diye can yakıyoruz çoğu zaman..
yazık.
15 Nisan 2019 Pazartesi
confession
"No, I want someone to tell me what to wear every morning. I want someone to tell me what to eat, what to like, what to hate, what to rage about, what to listen to, what band to like, what to buy tickets for, what to joke about, what not to joke about. I want someone to tell me what to believe in, who to vote for, and who to love, and how to tell them. I just think I want someone to tell me how to live my life, Father, because so far I think I've been getting it wrong. And I know that's why people want people like you in their lives. Because you just tell them how to do it. You just tell them what to do, and what they'll get out of the end of it. Even though I don't believe your bullshit, and I know that scientifically nothing I do makes any difference in the end anyway, I'm still scared! Why am I still scared?! So just tell me what to do. Just fucking tell me what to do, Father!"*
*fleabag s2e4
7 Ağustos 2018 Salı
27 Haziran 2018 Çarşamba
kırık
sen benim en ayık sarhoşluğumsun.
elim senin olsun,
nefesin benim,
seviyorum seni.
seninle buz gibi bir denize girmeden önce tereddüt etmek istiyorum. başının ağrısı geçsin diye çay demlemek, yorgun gözlerini öpmek istiyorum. bir öykü anlat bana, sen anlatırken uyuyakalmak, bitmeden uyanmak istiyorum. hayal kırıklıkları yaşayalım, düşelim, boğulalım ama sabaha karşı hep gülelim istiyorum. gülerken yorulup, sevişemeden sızıp kalalım istiyorum. gözlerimize bakıp anlaşalım ama bazı huylarımıza da hiç alışamayalım.. didişelim seninle, sonu öpücüklerle bitsin ama didişelim..
olalım. bu zamana kadar olamadığımız her şeyi olalım, her yerde olalım.
ben tanımadan özlüyorum seni, hasretim düpedüz. adımı çağır yeter, en derin uykumdan uyanıp geleceğim. kirli, pejmürde, yaralı, yorgun ve kırgın olacağım ama geleceğim.
seni öyle çok bekledim ki..
elim senin olsun,
nefesin benim,
seviyorum seni.
seninle buz gibi bir denize girmeden önce tereddüt etmek istiyorum. başının ağrısı geçsin diye çay demlemek, yorgun gözlerini öpmek istiyorum. bir öykü anlat bana, sen anlatırken uyuyakalmak, bitmeden uyanmak istiyorum. hayal kırıklıkları yaşayalım, düşelim, boğulalım ama sabaha karşı hep gülelim istiyorum. gülerken yorulup, sevişemeden sızıp kalalım istiyorum. gözlerimize bakıp anlaşalım ama bazı huylarımıza da hiç alışamayalım.. didişelim seninle, sonu öpücüklerle bitsin ama didişelim..
olalım. bu zamana kadar olamadığımız her şeyi olalım, her yerde olalım.
ben tanımadan özlüyorum seni, hasretim düpedüz. adımı çağır yeter, en derin uykumdan uyanıp geleceğim. kirli, pejmürde, yaralı, yorgun ve kırgın olacağım ama geleceğim.
seni öyle çok bekledim ki..
26 Şubat 2018 Pazartesi
little t.
şeyler oldu yine. ben yaptım bu kez. geç bile kaldım.
şimdi tuhaf bir boşluk, hem zamanda hem mekanda..
ve korkuyorum, sırf değişiklik olsun diye.
bunca şey olurken etrafımda, bir tek düşünce var aklımda..
hep ve çok.
acınası derecede çok..
ama kırgınım.
şimdi tuhaf bir boşluk, hem zamanda hem mekanda..
ve korkuyorum, sırf değişiklik olsun diye.
bunca şey olurken etrafımda, bir tek düşünce var aklımda..
hep ve çok.
acınası derecede çok..
ama kırgınım.
bir devir kapandı // 12.02.2018
25 Şubat 2018 Pazar
if i was an elf, i would tell you *
-right now people see you as, like, a star.. and me as a piece of space debris.
-that's what stars are made of.
-that's what stars are made of.
*mozart in the jungle s04e02
25 Ocak 2018 Perşembe
8 Ocak 2018 Pazartesi
gerizekalı.
duruyordum ben.
ve iyiydim öyle.
ne oldu, neden oldu bilmem, bi sızıntı oldu yine ve haliyle bi dolu sızı beraberinde..
önce bir kedi sevdim ben. uzun tüylü, yamalı yüzlü bir tekir..
gel dedim, evim evin olsun, yaşar gideriz bundan sonra..
hasta şimdi, kucağımda kuş gibi hafif, zor nefes alıyor..
gün sayıyoruz birlikte..
sonra bir adam öptüm ben. güzel gözlü, dilbaz bir adam..
saatler içinde yayıldı zehri içime, daha ilk anda biliyordum başıma gelecekleri..
tam uyanırken büyülü uykusundan geldi yine iki günde kesti ayaklarımı yerden..
yüzüm gülüyor, başım dönüyor onu düşündükçe..
şimdi elimizdekiler;
yine bu karanlık oda,
mohsen namjoo,
ve yepyeni bir scotch tadı..
bekliyorum.
ikisinin de hayatımdan çıkmasını..
iyiydim öyle.
kolaysa yeniden yık köprüleri, yak bayrakları..
sonra yeniden ör duvarları, bile kılıçları..
yoruldum, yaşlandım.
bu dersi daha kaç kez almam gerek?
ve iyiydim öyle.
ne oldu, neden oldu bilmem, bi sızıntı oldu yine ve haliyle bi dolu sızı beraberinde..
önce bir kedi sevdim ben. uzun tüylü, yamalı yüzlü bir tekir..
gel dedim, evim evin olsun, yaşar gideriz bundan sonra..
hasta şimdi, kucağımda kuş gibi hafif, zor nefes alıyor..
gün sayıyoruz birlikte..
sonra bir adam öptüm ben. güzel gözlü, dilbaz bir adam..
saatler içinde yayıldı zehri içime, daha ilk anda biliyordum başıma gelecekleri..
tam uyanırken büyülü uykusundan geldi yine iki günde kesti ayaklarımı yerden..
yüzüm gülüyor, başım dönüyor onu düşündükçe..
şimdi elimizdekiler;
yine bu karanlık oda,
mohsen namjoo,
ve yepyeni bir scotch tadı..
bekliyorum.
ikisinin de hayatımdan çıkmasını..
iyiydim öyle.
kolaysa yeniden yık köprüleri, yak bayrakları..
sonra yeniden ör duvarları, bile kılıçları..
yoruldum, yaşlandım.
bu dersi daha kaç kez almam gerek?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
