8 Haziran 2010 Salı

14.05

harikulade mimikleri vardı. ağır, olgun.. epey yaş almıştı adam. yavaşça kalkıp, kaşının üzerinden geçen eli, bir süre havada asılı kalıyordu. kemikli, kimlikli eli.. ve o yüzük.. hiçbir yüzük bir ele bu kadar yakışamazdı..
genç kadın hayrandı ona, anlattıklarına, devinimine, saçlarını ağır ağır düzeltişine, geçirdiği yıllara..
adamın yanındayken telaşından utanıyordu. konuşurken doğru kullanamadığı nefesinden, büyük kahkahasından, yaşından nefret ediyordu.
oysa adamın yanında olmasının sebebi tam da bunlardı, gençliği, coşkusu..

masumane bir faydaydı onlarınki, zararsız, karşılıklı, isimsiz..

o tılsımlı ellerini kızın uçuşan parmaklarının üzerinde tuttu,
sevdi onu..

Hiç yorum yok: